ÖLÜDENİZ

ÖLÜDENİZ

Ölüdeniz, Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı bir mahalledir.

Ölüdeniz, Fethiye’ye her girdiğimde sanki mıknatıs varmış gibi beni kendine çekiyor. İlk önce burayı, daha sonra diğer yerleri gezerim.

Ölüdeniz’i Ölüdeniz yapan yer Kumburnu denen burnun bir nevi koruduğu Mavi Lagündür. Burası için Kumburnu Tabiat Parkı’na giriş yapmanız gerekiyor.

Tabiat Parkı’na giriş ücretli. Devlet tarafından koruma altında. Giriş ücreti, 2020 yılı için, şahıs 9 TL, öğrenci ise 4,5 TL. Mavi Lagün ve Kumburnu Plajı, Tabiat Parkı’nın içinde.

Kumburnu Plajı, Kumburnu Tabiat Parkı içerisinde yer alıyor...
Kumburnu Plajı

Kumburnu Plajı’nın, denize bakan tarafı değil de diğer tarafı ise Mavi Lagün‘dür.

Mavi Lagün, korunaklı olduğu için buranın dalgasız, durgun bir suyu vardır. O yüzden Ölüdeniz de denmektedir. Kumu çok güzeldir ve suyu sığdır. Üzerinde deniz bisikletleri… v.s gezebilirsiniz.

Ölüdeniz Mavi Lagün'de deniz bisikletleri, yunuslar,... v.b araçlarla turlamak çok keyifli....
Mavi Lagün

”Efsaneye göre ise eski çağlarda Fethiye’den geçen gemiler şu an ki Ölüdeniz açıklarında demirler ve içme suyu almak için de kıyıya sandallarla çıkarlarmış. Bir gün gemilerden birinin, yaşlı bir kaptanının genç ve yakışıklı oğlu su almak için koya çıktığında güzeller güzeli Belcekız’ı görmüş ve görür görmez de kıza aşık olmuş. Genç ve yakışıklı delikanlıyı görünce, kızın da dizlerinin bağı çözülmüş. İlk görüşte aşk.

Ancak, maalesef delikanlı suyu alıp dönmek zorundaymış. Delikanlı, gemiye dönmüş ve gemi uzaklaşıp gitmiş. Belcekız, o tarihten sonra hep, kıyıda sevdiğini, delikanlı da geminin tekrar bu koydan geçmesini bekleyip, durmuş. Tabi o zaman telefon da yok işleri zor. Gemi ne zaman buradan geçse, delikanlı hep buraya su almaya gelirmiş.

Gel zaman git zaman bir gün gemi koydan geçerken fırtınaya yakalanmış. Genç, babasına burada korunaklı, havuz gibi bir koy olduğunu söylemiş. Söylemiş ama babası da oğlunun sevdiği kızı görmek için bahane aradığını ve bu yüzden gemiyi parçalamayı da göze aldığını sanmış ve tartışmaya başlamışlar. Dalgalar giderek şiddetlenmiş ve tartışma da iyice alevlenmiş.

Baba, gemi tam kayalıklara çarpacakken, bir kürek darbesiyle oğlunu denize atmış ve dümenin yanına gitmiş. Daha sonra çarşaf gibi koyu görmüş ama iş işten geçmiş. Oğlu oracıkta, kayalıkların üzerinde can vermiş. Kayaların üzerinde sevdiğini bekleyen Belcekız da kendini kayalardan atıp intihar etmiş.

İşte o gün bu gündür kızın öldüğü yere Belcekız, delikanlının öldüğü yere ise Ölüdeniz denirmiş. Günün ilerleyişine göre rengi değişip duran denizin ise bir oğlana bir kıza yanmakta olduğu yorumlanmış…”

Dediğim gibi Ölüdeniz’i Ölüdeniz yapan yer, Mavi Lagün’dür. Yoksa Ölüdeniz’e gidip, sadece yanındaki Belcekız plajına girer çıkarsanız, sadece plaja girip yüzmüş olursunuz. Herhangi bir plaja gitmek gibi birşey. Pek bir anlamı yok.

Belcekız Plajı
Belcekız Plajı

Buraya kadar gelmişken ücret mukabilinde Tabiat Parkı’na mutlaka girin. Mavi Lagün’ün dalgasız ve sığ denizinin, kumunun ve manzarasının tadını çıkarın. Üzerinde deniz bisikletleri v.b araçlarla gezintiye çıkın. Gökyüzünde yamaç paraşütü yapanları seyredin.

Mavi Lagün, korunaklı olduğu için buranın dalgasız, durgun bir suyu vardır. O yüzden de Ölüdeniz denmektedir...
Mavi Lagün

Ölüdeniz’in doyumsuz güzelliğini görmek için ise en azından Montana Seyir Tepesi’ne çıkmanız gerekiyor.

Montana Seyir Tepesi, tarihi Likya Yolu üzerinde bulunuyor. Montana Tepesi’ne ulaşım için öncelikle navigasyona Montana Pine Resort yazın ve devam edin. Otele vardığınızda durmadan devam edince karşınıza meşhur Likya Yolu tabelası çıkacak. Likya Yolu tabelasını geçip, yola bir müddet devam ettikten sonra, karşınıza çıkan Garcia Otel tabelasını görünce, soldaki toprak yoldan devam edin. Yollar biraz bozuk olsada araçla çıkılıyor.

Buradan sonra, ok işaretlerini takip ederek yolunuza devam edebilirsiniz. Zaten, manzara da yavaş yavaş kendini göstermeye başlayacak. Araçla, yaklaşık 10 dk. yürüyerek ise yaklaşık 25 dk. da tepeye ulaşabilirsiniz.

Yanınıza su almayı sakın unutmayın. Buradan gün batımı müthiş ama eğer kamp yapmayacaksanız merkeze dönüşünüzü çok fazla karanlığa da bırakmayın, bence.

Ölüdeniz Montana Seyir Tepesi
Montana Seyir Tepesinden Ölüdeniz Manzarası

Montana Seyir Tepesi, Türkiye’deki en iyi seyir noktalarından biridir.

Türkiye’deki En İyi 10 Seyir Noktası yazısını okumak isterseniz tıklayabilirsiniz…

Babadağ’a çıkıp, oradaki cafeden de manzarayı seyredebilirsiniz.

Ölüdeniz ayrıca Türkiye’nin en güzel gün batımlarından birine de sahiptir.

Türkiye’de Günün En Güzel Battığı 10 Yer Yazısını okumak isterseniz tıklayabilirsiniz…

Yamaç paraşütü yapmak için ise sahil boyunda bir sürü firma var. İstediğinizi seçebilirsiniz. Ben Pegas Turu seçmiştim. Nasibimde eğitmen arkadaş da iyi denk geldi.

Yanınızda bir eğitmenle birlikte, tandem atlayış yapıyorsunuz. Eğitmen, yönlendiriyor sizi.

Yamaç paraşütünün korkulacak hiçbir şeyi yok. Eğer cesaret edemiyorsanız, bence korkularınızın üzerine gidin.

Eğer akrobasi yapmak istemiyorum diye belirtirseniz, manzara eşliğinde yavaş yavaş inersiniz. Yanında içecek ve cipsle, ağır ağır inenler de yok değil.

İşin adrenalini akrobaside. O da çok kısa sürüyor.

Onun haricinde bir tek inişte eğitmen manevra için döndüğünde biraz tedirgin olabilirsiniz (korkanlar için söylüyorum) o kadar.

Yoksa korkulacak hiçbir şey yok. Akrobasi yaptırmadığınızda çok fazla bir adrenalin de yaşamıyorsunuz. Aheste aheste iniyorsunuz.

Küçük bir öneri; Eğer yamaç paraşütü yapmak çok istiyor ama korkuyorsanız, önce parasailing yapın. Alışmış olursunuz. Korkulacak bir şeyin olmadığını da anlarsınız.

Belcekız Plajı Gün Batımı

Gün batarken ve akşamları Ölüdeniz çok keyifli. Ben dolaşırken çok keyif almıştım. Eğer konaklamayı burda değil de Fethiye‘de yapıyoranız, en azından birkaç saatinizi, buraya ayırmanızı öneririm, gün batımı ve akşamın ilk saatleri için. Geniş ve ferah caddelerinde yürüyüş oldukça keyifli.

Ölüdeniz’de hiç konaklamadım ancak yeme – içme olarak sahildeki Toscana Restorante Milano ve The Hangout Restaurant‘a göz atmanızı öneririm.

Benim önerim, Ölüdeniz’e sadece tekne turuyla gelerek, burayı sınırlamayın. Ölüdeniz’e, en azından, akşamın ilk saatlerini de kapsayarak, yarım gününüzü ayırın. Pişman olmazsınız.

Onu da yaptım bir arkadaşımla ama böylesi daha keyifli.

Kendinize dikkat edin, sağlıcakla kalın.

21 Beğen

Yapılan Yorumlar

  1. 3 ay önce

    Çok haklısınız. Gün batımı ve akşamın ilk saatlerinde sahildeki geniş ve ferah caddesinde yürüyüş yapmak ve birşeyler yiyip içmek çok keyifli.
    Farklı bir anlatım olmuş emeğinize sağlık…

Bir Cevap Yazın