Kotor’un labirent gibi sokaklarında kaybolup, Perast’ın Barok büyüsüne kapıldıktan sonra, 2023’ün o güzel Eylül ayında rotamı körfezin en şık, en modern köşesine çevirmiştim: TİVAT
Karadağ seyahatimin en rafine, en dingin ve lüksü sadelikle buluşturan bu durağı, hafızamda özellikle bir “gün batımı tablosu” olarak yer etti. Eğer Tivat’a yolunuz düşerse, burayı aceleye getirmeyin. Tıpkı benim yaptığım gibi, güneşin gökyüzünde yavaş yavaş eğilmeye başladığı, ışıkların yumuşadığı o büyülü saatleri seçin. Çünkü Tivat, en güzel elbiselerini tam da gün batarken giyiyor.
Porto Montenegro: Adriyatik’in Lüks ve Ferah Kalbi
Tivat denince akla gelen ilk yer, şüphesiz ki lüks yatların, palmiyelerin ve modern mimarinin buluşma noktası olan Porto Montenegro. Burası, eski bir deniz üssünün küllerinden doğan, Adriyatik’in adeta Monako’su sayılan devasa ve şık bir marina. Güneş batmaya yüz tutmuşken, Porto Montenegro’nun o geniş, alabildiğine ferah caddelerinde yürümek tarifsiz bir keyifti. Bir yanda ultra lüks yatların denizin üzerindeki sakin salınımı, diğer yanda dünya markalarının vitrinleri ve estetikten ödün vermeyen mekanlar…

Burası, Karadağ’ın o alışık olduğumuz taş dokulu tarihi havasından çok farklı. Son derece vizyoner, düzenli ve elit bir atmosfere sahip. Gökyüzü pembe ve turuncu tonlarına boyanırken, marinada yürümek ve Adriyatik esintisini hissetmek Tivat’ın ruhunu anlamak için yetiyor da artıyor.
Astoria Cafe’de Bir Karadağ Klasiği: Krempita Deneyimi
Porto Montenegro’nun o şık caddelerindeki yürüyüşün ardından, hem soluklanmak hem de Karadağ’ın meşhur lezzetlerine bir şans vermek için bölgenin en popüler mekanlarından biri olan Astoria Cafe’ye kuruldum. Hedefimde, buraların neredeyse milli tatlısı sayılan meşhur Krempita vardı.

Krempita Nedir?
İki çıtır milföy hamuru katmanı arasında yoğun, bol ve hafif kuplu bir krema barındıran, Balkanlar’ın en meşhur tatlılarından biri. Astoria’nın şık sunumuyla masama gelen Krempita için dürüst olmak gerekirse “Aman aman, hayatımda yediğim en iyi tatlıydı!” diyemem. Ancak kesinlikle kötü de değildi. Kahvenin yanına eşlik eden, hafif ve denemeye değer bir Balkan klasiğiydi. Belki de o an asıl lezzetli olan tatlıdan ziyade, Astoria’nın şık ambiyansında, günün yorgunluğunu körfezin esintisiyle atmaktı.
📌 Tivat Planı Yapacaklara Altın Değerinde Tavsiyeler
Tivat sadece modern bir marinadan ve gün batımından ibaret değil. Ardında güzel bir askeri tarih ve harika lezzet durakları da barındırıyor. Eğer Tivat’a benim gibi sadece akşamüstü için değil, biraz daha erken gelirseniz şu noktaları ve lezzetleri mutlaka seyahat listenize ekleyin.
Kültür ve Keşif Rotası Deniz Mirası Müzesi (Naval Heritage Collection)
Porto Montenegro’nun hemen yakınında yer alan bu müze, şehrin eski bir Yugoslav askeri deniz üssü olduğu dönemlere ışık tutuyor. Müzenin en heyecan verici parçası ise kesinlikle bahçesinde duran devasa P-821 Heroj denizaltısı. İçine girip o dönemin denizaltı yaşamını bizzat deneyimleyebiliyorsunuz.
Tivat Saat Kulesi (Sahat Kula)
Şehrin merkezine doğru yürüdüğünüzde sizi karşılayan, 19. yüzyıldan kalma bu mütevazı ama estetik kule, Tivat’ın modern çehresinin arkasındaki tarihi ufak bir selam niteliğinde. Fotoğraf karelerine çok yakışıyor!

🐟 Deniz Ürünleri İçin Mekan Tavsiyeleri
Günü Tivat’ta batırdıktan sonra Adriyatik’in taze deniz ürünleriyle taçlandırılmış bir akşam yemeği yemeden dönmek olmaz.
Porto Montenegro’nun tam kalbinde, marinanın lüks ruhuna uygun, harika Adriyatik manzaralı bir restoran. Deniz mahsullü makarnaları ve taze balık seçenekleri oldukça başarılı.
Konoba Bacchus
“Lüks marinadan çıkalım, biraz daha yerel ve samimi bir Karadağ tavernası (Konoba) deneyimi yaşayalım” derseniz, taze ahtapot salatası ve deniz ürünleri tabağı için burası harika bir lokal alternatif.
Ribarsko Selo (Bonus)
Eğer altınızda araç varsa, Tivat merkezine biraz mesafede (Luštica Yarımadası’nda) yer alan bu mekan tam bir gastronomi deneyimi. Balıkçılar o gün denizden ne çıkardıysa masanıza o geliyor. Gün batımı burada da muazzam izleniyor.
Güneş, Kotor Körfezi’nin arkasındaki dağların ardında tamamen kaybolurken, Tivat’ın modern ve şık çehresi seyahatimin en dengeli noktası olarak hafızama kazındı. Eğer yolunuz Karadağ’a düşerse, akşamüstü saatlerini mutlaka ama mutlaka Tivat’a ayırın. Porto Montenegro’da yürüyün, gün batımını izleyin ve Krempita hikayenizi yazın.
Kendinize dikkat edin, sağlıcakla kalın.
Perast yazısına göz atmak isterseniz linke tıklayabilirsiniz.



